Teknolojigo
Bilgisayar & Donanım

DARPA'dan Devrimsel Hamle: Nükleer Atıkla Çalışan 30 Yıllık Bataryalar Geliyor

DARPA'nın SYMPHONEE projesi kapsamında, nükleer atıklardan elde edilen Stronsiyum-90 ile 30 yıl boyunca şarj edilmeden çalışabilen askeri dronlar geliştiriliyor.

HEHaber Editörü
· 1 dk7 okunma
DARPA'dan Devrimsel Hamle: Nükleer Atıkla Çalışan 30 Yıllık Bataryalar Geliyor
DARPA'dan Devrimsel Hamle: Nükleer Atıkla Çalışan 30 Yıllık Bataryalar Geliyor

Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA), enerji depolama teknolojilerinde ezber bozan 'Rads to Watts' programı ile on yıllar boyunca şarj gerektirmeyen taşınabilir güç kaynakları üzerinde çalışıyor. SYMPHONEE adı verilen proje kapsamında, nükleer atıklardan elde edilen radyoizotopların elektrik enerjisine dönüştürüldüğü yeni nesil radyovoltaik cihazlar geliştiriliyor.

Nükleer Atıklar Stratejik Enerji Kaynağına Dönüşüyor

Morgan State Üniversitesi'nin 3,37 milyon dolarlık bir sözleşme ile liderlik ettiği projede, özellikle nükleer atıklardan ayrıştırılan Stronsiyum-90 izotopu kullanılıyor. Geleneksel olarak tehlikeli atıklar olarak görülen bu maddeler, radyovoltaik hücreler aracılığıyla uzun ömürlü bir enerji kaynağına dönüştürülüyor. Bu teknoloji sayesinde, özellikle erişimi zor bölgelerde görev yapan sistemlerin onlarca yıl boyunca kesintisiz güç alması hedefleniyor.

Sualtı Dronları ve Uzay Görevleri İçin Kesintisiz Güç

Proje kapsamında Northrop Grumman, PNNL ve Project Omega gibi dev ortaklar yer alıyor. Geliştirilen sistemlerin kullanım alanları arasında şunlar öne çıkıyor:

  • Sualtı Güvenlik Sistemleri: Project Omega tarafından paylaşılan veriler, 10 yıl pil ömrüne sahip deniz dronlarının mümkün olduğunu gösteriyor.
  • Ekstrem Ortamlar: Uzay boşluğu ve yüksek radyasyonlu bölgeler gibi batarya değişiminin imkansız olduğu alanlar.
  • Otonom Savunma Sistemleri: İnsan müdahalesi olmadan on yıllarca aktif kalabilen gözetleme ve savunma platformları.

Projenin teknik lideri Profesör Michael Spencer, gelişmiş malzeme mühendisliği ve nükleer bilimle birleştirilen bu yaklaşımın, daha önce ulaşılamayan yüksek güç yoğunluklu ve uzun ömürlü sistemlerin temelini attığını belirtiyor. Sistemin nihai hedefi, askeri ve stratejik operasyonlarda 30 yıla kadar sürebilecek bir enerji sürdürülebilirliği sağlamak.