Ekonomi

Kentsel Dönüşümde Yeni Dönem: 6306 Sayılı Kanun ve Maliyet Krizi

Haber Editörü · 11 Temmuz 2026

Türkiye'nin yapı stokunu yenileme hedefi doğrultusunda yürütülen kentsel dönüşüm süreçleri, 2026 yılı itibarıyla hem hukuki hem de ekonomik bir yol ayrımına gelmiş durumda. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, özellikle İstanbul'un riskli bölgelerinde can güvenliği ile maliyetler arasındaki denge kritik önem taşıyor.

Karar Mekanizmasında Köklü Değişiklik: Salt Çoğunluk Dönemi

Kentsel dönüşüm sürecinin en büyük tıkanıklık noktalarından biri olan hak sahipleri onayı, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'da yapılan güncellemelerle yeniden şekillendi. Eski sistemde uygulanan üçte iki (2/3) çoğunluk şartı, sürecin hızlandırılması amacıyla revize edildi. 4 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle, dönüşüm kararlarının alınma süreci kolaylaştırılarak riskli yapıların daha hızlı tahliye edilmesi ve yeniden inşasının önü açıldı.

İnşaat Maliyetleri ve Finansman Çıkmazı

Yasal süreçler hızlansa da ekonomik boyut, hak sahipleri için en büyük engel olmaya devam ediyor. Özellikle İstanbul'un Avcılar gibi yoğun riskli bölgelerinde, artan malzeme ve işçilik maliyetleri nedeniyle vatandaşların üzerine düşen ek ödemeler ciddi bir krizle karşı karşıya. Birçok hak sahibi, mevcut konutlarını satarak veya kredi kullanarak eksik kalan milyonluk tutarları tamamlamaya çalışıyor.

Bu noktada, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından yönetilen finansal destekler devreye giriyor. Dünya Bankası desteğiyle sunulan 0.69 faiz oranlı krediler ve İstanbul'a özel "Yarısı Bizden" kampanyası, maliyet yükünü hafifletmek adına stratejik araçlar olarak kullanılıyor. Ancak yerel yönetimler, inşaat maliyet endekslerinin gerçekçi seviyelere çekilmesi gerektiğini vurgulayarak daha kapsamlı destek paketleri çağrısında bulunuyor.

Hak Sahipliği ve Mağduriyetlerin Önlenmesi

Dönüşüm sürecinde yaşanan hak kayıpları ve mülkiyet sorunları, yerel yönetimlerin "Hak Takip Masaları" gibi mekanizmalar kurmasıyla raporlanmaya başlandı. Bu masalar aracılığıyla; kira yardımı tutarlarının güncellenmesi, hak sahipliği kriterlerinin şeffaflaştırılması ve müteahhitlerle yapılan sözleşmelerdeki boşlukların giderilmesi hedefleniyor.

Öte yandan, kentsel dönüşüm sadece yerel bir uygulama olmaktan çıkıp stratejik bir iş birliğine dönüştü. Bakanlık düzeyinde Rusya gibi ülkelerle gerçekleştirilen görüşmeler, kentsel planlama ve inşaat teknolojileri konusunda uluslararası deneyim aktarımını amaçlıyor. Pazaryeri gibi ilçelerde başlatılan projelerle, dönüşümün sadece büyükşehirlerle sınırlı kalmayıp Anadolu'nun geneline yayılması planlanıyor.

Haberin tamamını sitede görüntüle →