Teknolojigo
Gündem

İsrail Basınından Türkiye Analizi: Savunma Sanayisi NATO Zirvesi'nde Vitrine Çıkıyor

İsrail merkezli Biz gazetesi, Türkiye'nin 10 milyar doları aşan savunma ihracatı ve üretim kapasitesinin NATO Zirvesi ile Batı'ya tanıtılacağını analiz etti.

HEHaber Editörü
· 1 dk1 okunma
İsrail Basınından Türkiye Analizi: Savunma Sanayisi NATO Zirvesi'nde Vitrine Çıkıyor
İsrail Basınından Türkiye Analizi: Savunma Sanayisi NATO Zirvesi'nde Vitrine Çıkıyor

İsrail Savunma Bakanlığı Genel Direktörü Amir Baram'ın Hindistan, BAE, Yunanistan ve GKRY'yi kapsayan yeni bir güvenlik ittifakı çağrısı yaptığı bir dönemde, İsrail basınından Türkiye'nin askeri yükselişine dair stratejik bir analiz yayımlandı. İsrail merkezli Biz gazetesi, Ankara'da düzenlenecek olan NATO Zirvesi'nin, Türkiye'nin savunma sanayisindeki kapasitesini Batı dünyasına sergileyeceği kritik bir vitrin niteliği taşıdığını vurguladı.

Savunma İhracatında 10 Milyar Dolar Eşiği

Analizde, Türkiye'nin artık sadece stratejik bir coğrafi konuma sahip bir ülke değil, aynı zamanda yüksek üretim kapasitesine sahip bir güvenlik tedarikçisi olduğu belirtildi. Türkiye'nin yıllık savunma ihracatının 10 milyar dolar seviyesini aştığına dikkat çekilen haberde, geçen yılki ihracatın yüzde 56'sının ABD, Avrupa ve diğer Batılı müttefiklere yapıldığı kaydedildi. Bu durumun, Ankara ile Batı arasındaki ilişkilerde pragmatik bir iş birliği döneminin başladığına işaret ettiği değerlendirildi.

Rusya-Ukrayna Savaşı ve Artan Talep

Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından Türk savunma şirketlerinin ihracatının yaklaşık dört kat arttığı ifade edildi. Özellikle Avrupa'nın; silahlı insansız hava araçları, 155 milimetrelik topçu mühimmatı ve hızlı teslim edilebilen sistemlere olan ihtiyacının Türkiye'ye jeopolitik bir avantaj sağladığı belirtildi. Bayraktar TB2 örneği üzerinden modern savaş konseptinin değiştiği, Türkiye'nin ise kamikaze, keşif ve elektronik harp sistemlerindeki tecrübesiyle öne çıktığı vurgulandı.

NATO'nun Üretim Açığı ve Türkiye'nin Rolü

Soğuk Savaş sonrası savunma sanayisini küçülten Avrupa ülkelerinin aksine, Türkiye'nin hem ordusunu koruyup hem de yerli yatırımlarını sürdürdüğü analiz edildi. Avrupa'nın mühimmat üretiminde yaşadığı ciddi kapasite sorunlarının, Türkiye'nin düşük iş gücü maliyetleri ve NATO standartlarındaki yüksek üretim hızıyla kapatılabileceği öngörüldü. Bu durumun, Ankara'nın ittifak içerisindeki ağırlığını ve ABD ile Avrupa karşısındaki pazarlık gücünü artıracağı ifade edildi.